Topraksız Tarım Çilek Yetiştiriciliği

Topraksız tarım çilek yetiştiriciliği, bitki yaşamı için gerekli olan su ve besin elementlerinin gereken miktarlarda kök ortamına verilmesi esasına dayalı bir yetiştirme sistemidir.

Kök çevresi pH, EC, su içeriği, besin içeriğinden, drenaj pH, EC, oranı ve besin içeriğine kadar hesaplanan ve bitkiyi su kaybetmeden (evapotranspirasyon) ayakta tutabilecek iç ve dış çevre koşullarını optimize eden kontrol edilebilir bir yetiştiricilik sistemidir

2016 yılı itibariyle Türkiye toplam topraksız tarım alanı : 1200 ha

Neden Hidroponik Tarım?

  • Artan gıda ihtiyacı
  • Tarım alanlarının azalması
  • Uygun olmayan ekolojik koşullar
  • Toprak fumigantları kullanımındaki sıkıntılar
  • Hastalık ve zararlı problemleri
  • Alan tasarrufu
  • Yüksek birim alan verimi
  • Yüksek ve homojen meyve kalitesi
  • Su, gübre, ilaç, işgücü tasarrufu
  • Meyve sertliği yüksek kalite
  • Bitkileri vegetatif ve generatif fazda tutmanın mümkün olması
  • Fertigasyon düzenlemeleri ile erkencilik veya geççiliğe müdahale edilebilmesi
  • Mevsim dışı üretimin mümkün olması
  • Hastalık ve zararlı kontrolü kolay
  • Hasat kolay.
  • Meyvelerde botrytis oranı düşük
  • Daha temiz ve kaliteli meyve
  • Düşük sera sıcaklıklarında yetiştirilmesi ve çoğu alanda ısıtmaya gerek duyulmaması
  • Geleneksel seralarda yetiştirilme imkanı
  • Yüksek gelir

Topraksız çilek yetiştiriciliğinde besin solüsyonu içeriğinden önce, kullanılacak suyun kalitesi önem arz etmektedir. Bu nedenle mutlak surette su analizi yapmak gerekli ve zorunludur. Yüksek EC içerikli sularda su kalitesi düşmekte ve kullanılabilirliği sınırlanmaktadır. Kullanılması zorunlu hallerde ise suyun ıslah edilerek EC’nin düşürülmesi gerekmektedir. çilek yetiştiriciliğinde 0-0.5 mS/cm EC içerikli birinci sınıf sular tercih edilmektedir.

Çilek bitkisi ani EC değişikliklerine iyi cevap vermemekte ve bu nedenle vegetasyon boyunca EC ve pH dalgalanmalarına dikkat edilmelidir. Çeşitler arasında EC’ye tolerans arasında farklılıklar görülmekle birlikte, yapılan çalışmalarda Candonga çeşidinin yüksek EC’ye toleranslı, Amiga çeşidinin ise daha hassas olduğu bildirilmiştir. Ayrıca çilek yetiştiriciliğinde EC’nin maksimum 1.8’e çıkarılması gerektiğini, EC artışı ile beraber fizyolojik bozuklukların (uç yanıklığı) arttığı ve verim-kalitenin azaldığı bir çok çalışmada bildirilmektedir. Ayrıca yapılan kültürel işlemlerde EC üzerine etki etmektedir. Nitekim malç veya torba kullanımı evaporasyonla su kaybını azalttığından, yetiştirme ortamında EC değişikliklerine karşı etkili kültürel bir işlemdir.

Besin Solüsyonunun Sıcaklığı Nasıl Olmalı?

Besin solüsyonu sıcaklığı, su ve besin maddelerinin alınımını, kök gelişimini etkilemektedir. Optimum sıcaklık 23-25 °C’dir. Su kültüründe daha fazla önem arz etmektedir. Solüsyonun sıcaklığının yüksek olması oksijen içeriğini etkilemektedir. Solüsyon sıcaklığı arttıkça oksijen içeriği azalmakta ve anaerobik ortamlarda hastalık aktivitesi artış gösterirken, kök aktivitesi de engellenmektedir.

Besin solüsyonlarının mutlak surette anyon-katyon dengelenmesi, EC hesaplanması zorunlu olmakla birlikte yapılan hatalar besin elementlerinin antagonistik etkilerini ortaya çıkarmaktadır. Örneğin, yüksek NH4 ve yüksek K++Mg+2 uygulamaları, kalsiyum alınımının azalmasına neden olmaktadır.

Çilekte Uç Yanıklığı

  • Çilekte gerçekleşen uç yanıklığı semptonlarını iyileştirmek ise uzun kültürel işlemlere dayanmakta ve uzun süren bu iyileştirmeler verimde %30’lara varan düşüşlere neden olmaktadır (Adak, 2009).
  • Verimin yanısıra meyvelerin ticari değeri de önemli oranlarda düşmektedir.
  • Aksine yapılan yüksek Ca uygulamaları da verimi baskı altına almakta, verim bir yandan gecikirken, bir yandan da miktarca düşüş göstermektedir.

Demir Klorozu

  • Demir eksikliği semptomu çok hızlı bir şekilde kendini göstermektedir.
  • besin solüsyonunda demir alınımındaki problem, yüksek pH, yüksek fosfat, yetiştirme ortamındaki düşük oksijen seviyesidir.

çilek yetiştiriciliğinde, konvansiyonel tarıma göre en az 2-3 kat bitki yoğunluğu kullanılması hastalık ve zararlılarla mücadelede dikkatli olmak gerektiğini bize göstermektedir. Nitekim yoğun bitki popülasyonunda, olası hastalık ve zararlıların yayılımı da hızlı olacaktır.

Konvansiyonel çilek yetiştiriciliğine göre, birim alandan en az 2-3 kat faydalanılması, en az 2-3 kat verim artışı sağlaması, daha az su, gübre, ilaç, iş gücü ile işletme giderlerini azaltması, iklim koşullarının uygun, fakat toprak koşullarının uygun olmadığı her türlü alanlarda yetiştiriciliğe imkan sağlaması, böylelikle taşlık ve kayalık alanların topraksız tarıma geçilerek tarımsal üretime kazandırılması, ihracata yönelik kontrollü yetiştiriciliğe imkan sağlaması ile hidroponik tarım, ülkemiz çilek tarımına önemli katkılar sağlayacaktır.

Yüksek verim ve kaliteli çilek yetiştiriciliğinde esas, çevresel faktörler (iklim vs.), bitki besleme ve çevresel faktörler ile bitki besleme interaksiyonu üzerine kurulmaktadır. Dolayısıyla gerek üretim planlaması ve gerekse yetiştiricilik ilkelerinin yönetiminde teknik danışmanlıklara önem verilmesi başarıyı artıracaktır.

All Comments

  • NFT tekniği ile yetiştirdiğim Çileklerin kökleri bir süre sonra kararıyor ve fideler kuruyor. sebebi ne olabilir?

    Strawberry 19 Aralık 2020 14:36 Cevapla
    • EC ölçümü yapınız. 2.0 ec üzerine çıkan çözeltilerde çilek kökleri yanabilir. Ec değerleriniz normal ise Ec metrenizin kalibrasyonunu yapınız.

      tarimsalbilgi 30 Aralık 2020 18:04 Cevapla
  • Su kültüründe yetişen çilek köklerinde kararma oluyorsa verilen besin çözeltisinin EC değeri fazla olabilir. Ec metre ile ölçünüz.

    Aquaponics farm 19 Aralık 2020 15:06 Cevapla
    • Sistemdeki besin çözeltisinin düzenli olarak PH ve EC ölçümleri yapılmalıdır.

      tarimsalbilgi 30 Aralık 2020 18:04 Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir